Osmanlıca Çeviri: Türkiye’nin En İyi Osmanlıca Çeviri ve Tercüme Hizmeti

Osmanlıca Çeviri Nedir? Tercüme Nasıl Yapılır?

Her hangi bir dile ait alfabede ki seslerin veya harflerin, başka bir dile ait olan alfabenin harflerine dönüştürülmesi işlemine çeviri veyahut transkripsiyon adı verilmektedir. Osmanlıca çeviri usulünde her harfe karşılık bir harf  kullanılır. Arap alfabesinde a,e,o,ö,u,ü ,ı,i gibi sesli harfler bulunmadığından Osmanlıca çeviri de Arap alfabesin deki bu ünlü harfler transkripsiyona yani çeviriye aktarılmaz.

Osmanlıca çeviride Arap alfabesinde ki belli harflerin dışında  Farsça ve Türkçeye has olan “پ چ ژ ك گ” sesleri p, ç, j, n, g şeklinde çevrilmiştir. Osmanlıca Arap alfabesi ile yazılmasından dolayı. Arap alfabesindeki 28 harf yeterli gelmeyince az öncede bahsedildiği gibi Farsçadan پ pe, چ çe, ژ je harfleri de alınmıştır. Böylece Arap alfabesinde ki harf sayısı 31’e çıkmıştır. Ayrıca yumuşak ğ’ye karşılık gelmesi için kâf-ı Fârisî ve Türkçeye özgü bir ses olan nazal “n”  (kâf-ı nûni) kullanılmıştır. Ayrıca Lamelif, hemze ve ha-i resmiye’nin birbirinden farklı birer harf olarak kullanılması ile Osmanlıcada harf sayısı 36’ya çıkmıştır.

Osmanlıcadaki harflerin tamamı kelimenin başında, ortasında ve sonunda şekil bakımından farklılık göstermiştir. Tek başlarına ise daha farklı bir şekilde karşımıza çıkmaktadırlar. Osmanlıca çevirinin başarılı bir şekilde yapılabilmesi için öncelikle harfleri iyi tanımak gerekmektedir. Özellikle harflerin başta, ortada ve sonda nasıl şekil aldığını bilmek gerekmektedir. Eğer bu aşamalar başarılı bir şekilde takip edilirse Osmanlıca çeviri rahatlıkla tamamlanır. Osmanlıca da başarılı bir şekilde çeviri yapabilmek için kolaydan zora doğru yani basitten zor metinlere doğru ilerlemekte yarar olacaktır. Eğer bir rikâ metinden çeviri işlemine başlarsanız bu sizi oldukça güç durumda bırakır bunun için sağlıklıve hata oranını en aza indirerek Osmanlıca çeviri yapmanın yolu aşamalardan geçmektedir. Bunun için ilk aşama basit bir matbu metinle başlamaktan geçer. Daha sonraki aşama ise Osmanlıcanın diğer yazı türleri olan rika, divani, siyakat gibi yazılar gelmektedir.  Ancak bu yazı türleri her döneme göre farklılık gösterdiğinden

İlk seferde okumak oldukça güç olacaktır. Ancak bu durumun tek çözümü ise defalarca okunmasından geçmektedir. Bir müddet sonra göz aşinalığı metinlerin okunmasını su gibi kolaylaştıracaktır.

Osmanlıca Yazı Türleri adlı yazımızda bahsedildiği gibi; Osmanlı Devleti yazı dili olarak Arap alfabesini kullanmıştır. Ancak bizim Osmanlıca çeviri diye adlandırmamız veyahut transkripsiyon yapıyoruz dememiz Osmanlıcanın yabancı batılı veya Arabi bir dil olduğu anlamına kesinlikle gelmez. Osmanlıca  Türkçenin  Arap alfabesi  şeklinde  yazılmasıdır. Bu yüzden Osmanlıca kesinlikle Arapça bir dil değil yüzde yüz Türkçe bir dildir.  Arap yazısı zamanla Türklerin elinde gelişmiş, büyük bir estetik değer kazanarak bir sanat yazısı haline gelmiştir. Yazı çeşitlerinde harflerin gövdeleri  aynıdır. Fakat bu gövdelerin çeşitli parçalarına şekiller verilerek farklı biçimde yazılar meydana getirilmiştir.

Osmanlıca’nın Tarihi Süreçteki Seyri adlı yazımızda da bahsedildiği üzere Osmanlıca Osmanoğulları’nın devletleşmesinden sonra 1299-1928 yılları arasında kullanılan ve Arap harfleri ile yazılıp Türkçe okunan bir yazı lisanıdır Osmanlıca Türkçesi. Osmanlıcanın kökeni, 24 oğuz boyunun okuyup yazdığı, Oğuz şivesine dayanmaktadır.  Bu dahi Osmanlıcanın özünde yüzde yüz Türkçe olduğunu kanıtlamaktadır.

Aslına bakacak olursak Osmanlıca da kullanılan Arap alfabesi Türklerin hayatına ilk defa Osmanlı Devleti Döneminde girmemiştir. Arap harfleri Türklerin hayatına İslâmiyet’e girmeleriyle birlikte başlamış, 10. Asırdan 20. Asrın başlarına kadar yaklaşık bin senelik bir süreç içerisinde kullanılmıştır. Türkler Arap alfabesini kullanmaya başlamadan önce Uygur Türkçesini kullanmaktaydılar. İslamiyet’i kabul ediş süreci ile birlikte Arap harfleri alınmış, Uygur Türkçesinin yanında kullanılmıştır. Bir müddet çifte alfabe olarak aynı Türk bölgesinde birlikte kullanılmış olduğu gibi, aynı eserlerde satırların alt alta bir Uygur, bir de Arap harfleri ile yazıldığı da olmuştur. Bu geçiş sürecinde Arap harfleri yazı lisanı olarak Uygur Türkçesinin son zamanı ile Arap harflerinin Türklerin hayatına girdiği devrelerinde, yani Kuzey-doğu Türkçesi, kuzey Türkçesi, doğu Türkçesi ve batı Türkçesi devrelerinde kullanılmıştır.

Osmanlıca ( Osmanlı Türkçesi) nın Özellikleri

 Osmanlıca ( Osmanlı Türkçesi) nın Özellikleri

Osmanlıca, daha öncede belirttiğimiz gibi Arap harfleri ile yazılıp Türkçe okunan bir dildir, daha doğrusu yazı dilidir. Yukarıda ki resimde gösterilen alfabede yaklaşık 31 harf bulunmaktadır. Aslında Arap alfabesi 28 harf bulunur ancak Arapçada p, ç, j sesleri olmadığı için, karşılıkları da bulunmamaktadır. Bu sebeple bu sesleri karşılaması için be, cim, re gövdelerine üçer nokta koyarak bu harfler elde edilmeye çalışılmıştır.

Peki Osmanlıca çeviri nasıl yapılmaktadır? Elif harfi ortada veya sonda yer alıyorsa “A” sesini verir. En başta yer alıyorsa “A” ve “E” seslerini vermektedir. Vavharfi ortada ve sonda yer alıyorsa “o,ö,u,ü” seslerini verir.  Elif harfinin yanında –y yer alırsa “I, İ” sesleri elde edilir. Ayrıca yine “E” sesini elde edebilmek için güzel “he” olarak adlandırdığımız he sesi de kullanılır.

Osmanlı İmparatorluğunun Dilleri linkini vermiş olduğumuz yazımızda da bahsedildiği gibi Osmanlı İmparatorluğu’nun mahkemesinin ve hükümetinin dili Osmanlı Türkçesiydi,  ancak imparatorluğun bazı bölümlerinde çağdaş bir çok dil kullanılıyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıkları kendi dillerini kendi aralarında kullanmakta serbest olsalar da, hükümetle iletişim kurmaları gerekiyorsa Osmanlı Türkçesini kullanmak zorundaydılar.

Osmanlıların üç etkili dili vardı: Türklerin çoğunluğu, Anadolu’daki halkın çoğunluğu ve Arnavutluk, Bosna ve çeşitli Ege Denizi adaları dışındaki Balkanlar’daki Müslümanların çoğunluğu tarafından konuşuldu; Farsça, sadece Arabistan, Kuzey Afrika, Irak, Kuveyt ve Levant’ta konuşulan, eğitimli tarafından konuşulan  ve Arapça. Geniş Osmanlı bürokrasisi boyunca Osmanlı Türkçesi, hem Arapça hem de Farsça dilbilgisi ve kelime dağarcığının geniş bir karışımı ile de olsa, resmi bir dil olan Türkçe’dir.

Kut’ul Amare Zaferi yine linkini vermiş olduğumuz yazımız da ise Yakın tarihimizin Çanakkale’den hemen sonra ama Çanakkale kadar önemli bir zaferi olan Kut, unutulmuş hatta unutturulmuş bir zaferimizdir.Aslında Kut zaferinin unutturulmasında, Orta Doğu coğrafyasından çekilişimiz, Musul’u Kerkük’ü, Erbil’i, Süleymaniye’yi daha doğrusu kendi varlık sebebimiz hatta dayanağımız durumunda olan kültür coğrafyamızın unutturulması vardır.

12 Mart İstiklal Marşının Kabulü linkini vermiş olduğumuz İstiklal marşının kabulü adlı yazımızda İstiklal marşının orijinal Osmanlıca çevirisi yani Osmanlıca tercümesiyle birlikte sitemizde yer vermiştik. Matbu belgelerin en güzel örneklerinden bir tanesi olan İstiklal Marşı’nın Osmanlıca çevirisi başlangıç için oldukça yararlı olacaktır.Gediz Muharebesinde Ali Fuat Paşa’nın ağır bir yenilgi alması,Büyük Millet Meclisi tarafından düzenli ordunun kurulması fikrini tekrar gündeme getirdi. Ve I. İnönü Savaşının hemen öncesinde düzenli ordu kurulur. Ve kurulan bu düzenli ordunun ilk savaşı I. İnönü Savaşı’dır. Bu savaşta büyük bir zafer elde edilir. Ve kazanılan bu zafer düzenli ordunun ilk askeri başarısı olarak adını tarihe yazdırır. I. İnönü savaşı gerçekleştiği sırada siyasi anlamda önemli adımlar atılır. Bunlardan bir tanesi de Türk ordusuna okutulmak ve armağan edilmek üzere yazılan İstiklal Marşı’dır. Bunun üzerine bir marş yazılması için dönemin milli eğitim bakanı Rıza Nur bir yarışma başlatır. Ve gazeteler yoluyla bu yarışmayı duyurur.

 Osmanlıca Çanakkale Destanı yine sitemizde yer verdiğimiz Çanakkale destanının Osmanlıca çevirisi, Osmanlıca çeviri yapmayı hızlandıracak okumayı aktifleştirecek niteliktedir.

Osmanlıca Mektup Örneği belge okunmasını hızlandırmak için sitemizde az önce linkini verdiğimiz gibi Osmanlıca çeviri si ile birlikte bir Osmanlıca mektup örneği yayınladık.

Osmanlıca Şirr Örneği linkini verdiğimiz başlıkta Sitemizde Osmanlıca Şiir örneği yayınlayarak akabinde Osmanlıca çeviri sinide birlikte yayınladık.

Osmanlıca Vakfiye Örneği Osmanlıca da pek çok yazı türü ve belgesinin olduğundan yukarıda bahsetmiştik pek çok yazı türü olduğu gibi aynı zaman da pek çok belge de bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de linkini verdiğimiz gibi Osmanlıca vakfiye örneğidir. Beraberinde Osmanlıca çeviri sinide yayınlayarak sizlerin daha net bir şekilde öğrenmesini amaçladık.

Osmanlıca Tahrir Defteri Osmanlıca çeviri de en yayın belge olarak karşımıza çıkan örneklerden bir tanesi de “Tahrir Defterleri”dir. Linkini vermiş olduğumuz kısımda Tahrir defterlerine ait bir örneği Osmanlıca Çeviri si ile birlikte yayınlayarak sizlerin hizmetine sunduk.

OSMANLICA MEZAR TAŞLARI linkini verdiğimiz gibi Osmanlıca mezar taşları Osmanlıca çeviri de ilerleyen zamanlarda okumanızın geliştiği en son evrede çevirisini yapabileceğiniz bir belge türüdür. Sitemizde mezar taşları örneği, Osmanlıca çevirisiile birlikte yer almaktadır.

Osmanlıca Sened Belge Türü linki verilen tür ise Sened belge türüne bir örnektir. Osmanlicacevir.net adlı sitemizde belge Osmanlıca çeviri si ile birlikte yer almaktadır.

OSMANLICA NUTUK linki verildiği gibi Mustafa Kemal Atatürk’ün başyapıtlarından olan ve Osmanlıca okumaya başlayanlar için ilk aşamada harika bir tür olan Nutuk’u orijinal Osmanlıca belgesinin yanı sıra Osmanlıca çeviri sini de akabinde vermiş bulunmaktayız.

Osmanlıcanın Yasaklanması ve Latin Harflerinin Kabulü günümüzde öğrenmeye çalışıp çabaladığımız Osmanlıcanın bir zamanlar neden yasaklanıp yerine Latin harflerinin getirildiğini, linkini verdiğimiz  “ Osmanlıcanın Yasaklanması ve Latin Harflerinin Kabulü” adlı yazımızda orijinal Osmanlıca Belgesi ile birlikte hizmetinize sunduk.

Osmanlıca Ferman Osmanlıca belge türlerinden ve Osmanlıca Yazı türlerinden bir tanesi olan Divâni yazı türüne Osmanlıca Ferman belge türünün orijinal Osmanlıca belgesi ve Osmanlıca çeviri si ile birlikte yayınladık. Divânî Yazı Türünde Osmanlıca Ferman Örneği !Ferman Nedir ?Osmanlı devleti hükümdarlarının devlet işleri ile alakalı tuğra yada nişanın yer aldığı emirdir. Farsi kökene sahip olan ferman kelimesi buyruk anlamına gelmektedir.Osmanlı devletinde iki tür ferman bulunmaktadır. Birincisi, Divan-ı hümayun ve Maliye sınıfının ilgili konularda yazdığı ve bizzat padişah adına tuğrasının çekilerek yayınlandığı emirdir. İkincisi ise bizzat hükümdarın kendisi tarafından kendi el yazısı ile yazdığı fermandır. Şimdi Osmanlı arşivlerini süsleyen fermanlar için yukarıda ki linke tıklayarak örnek bir belgenin Osmanlıcaya çeviri si ile birlikte inceleyelim.

Osmanlıca Atasözleri linke tıklayarak hayatımızda oldukça geniş ve önemli bir yer tutan Atasözlerinin orijinal Osmanlıca hallerine ve Osmanlıca çeviri sine ulaşabilirsiniz.

Osmanlıca Ta’lik Yazı Türüne Örnek Belge Osmanlıca  belge türlerinden bir tanesi olan Talik yazı türünü orijinal Osmanlıca belgesiyle birlikte akabinde Osmanlıca çeviri si ile birlikte yayınladık linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Osmanlıca Ta’lik Yazı Türü Nedir ?Hat  sanatında kullanılan, Osmanlıca yazı türlerinden bir tanesidir. Ta’lik yazı türünde hemen hemen her harf yuvarlak şeklinde kavisli bir yapıya sahiptir. Menşei İran’a dayanmaktadır. Osmanlı devleti tarafından ise Fatih Sultan Mehmet döneminde keşfedilip kullanılmaya başlanmıştır. Asılmış bir görünüme sahip olduğundan asma yazı türü de denilir. Ta’lik yazı türünde harfler eğri çizgiler şeklinde yazılır ayrıca harflerin yuvarlağımsı bir görünüme sahip olmasının yanında belli noktalarda harfler incelirken belli noktadalar da kalınlaşır. Bu yazı türü genelde kadı sicilleri, kitabeler, divan yazıları ama en çok mezar taşlarında bu türün kullanıldığı görülmektedir.

OSMANLICA NESİH YAZI TÜRÜNE ÖRNEK BELGE  linkini verdiğimiz kısımda ise Osmanlıca yazı türlerinden bir tanesi olan nesih yazı türünün örneğini sitemizde orijinal Osmanlıca belgesi ile birlikte Osmanlıca çeviri si ile birlikte yayınladık. Linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. PekiNesih yazı türü nedir ?Kûfi yazı çeşidinin biraz daha yumuşatılmasıyla ortaya çıkan yazı türüdür. Kûfiye göre, yazının köşeleri biraz daha yumuşatılmasıyla ortaya çıkan yazı türüdür. Daha çok Kur’an ve divan yazılarında kullanılan nesih bunların yanı sıra bazı kitabelerde, paralarda ve mühürlerde de kullanılmıştır. Nesih yazı türünün mimarları İbn-i Mukle ve İbn-i Bevvab olsa da, Osmanlı devleti bu türü Selçuklu Devletinden miras alarak geliştirmiştir.

Osmanlıcanın Mimarı Osmanlı Devletinde Hoşgörü Politikası Osmanlıca bize Osmanlı devletinden miras kalmıştır. Osmanlıcanın en büyük mimarı Osmanlı devletidir. Linke tıklayarak bu konu hakkında ki yazımıza ulaşabilirsiniz.

Osmanlıca Rika Osmanlıca çeviri de ikinci basamak olan rikâ yazı türüne linke tıklayarak Osmanlıca rika’ya orijinal Osmanlıca belgesi vdee Osmanlıca çevirisine ulaşabilirsiniz. Peki nedir? OSMANLICA RİK’A; Matbaa yazısı olmayan bizzat kişinin kendi eli ile yazdığı yazı türüdür. Rik’â Türklerin ortaya çıkardığı bir yazı türüdür. Türk el yazısı rik’âdır.  Kolay ve hızlı yazmaya elverişli olduğu için el yazısına esas olmuştur. Son derece sarih, dik hatlı ve tok bir yazıdır. ‘Sin’ grubundaki harflerin dişlerinin kaldırılmasıyla oluşur. Ayrıca ikili ve üçlü noktalar düz bir çizgi ve çatal şeklinde bu yazı tipinde birleşir. İsterseniz bu rikâ türünü bir Osmanlıca  belge ile linke tıklayarak örneklendirelim.

https://www.osmanlicacevir.net/osmanlica-havuclu-pilav-melesi/337 Osmanlıca çevirmeye yeni başlayan okuyucularımız için enfes bir örnek olan Tarık Buğra’nın Havuçlu Pilav Meselesi adlı metni okunmanızı pekiştirecek ve hızlandıracak niteliktedir. Linke tıklayarak sitemizde yer alan Osmanlıca Havuçlu Pilav Meselesine, Osmanlıca Çeviri si ile birlikte ulaşabilirsiniz.

Kudüs Tarihi ve Yavuz Sultan Selim’in (Osmanlıca) Kudüs Fermanı sitemizde pek çok belgelendirme örneği yapmış bulunmaktayız. Pek Osmanlıca belgeyi, Osmanlıca Çeviri si ile birlikte sunmuş bulunmaktayız. Yine hemen üstte linkini verdiğimiz Kudüs Fermanı gibi belgenin hem orijinal Osmanlıca belgesine yer verirken hem de Osmanlıca çeviri sine yer verdik. Üç kutsal dinin merkezi olan Kudüs bu sebepten dolayı asırlar öncesinden başlayarak günümüze kadar savaşın odak noktası haline gelmiştir. Yönetimde istikrar sağlayamayan Kudüs’e sürekli farklı devletlerin egemen olduğunu yukarıda da bahsetmiştik son olarak Yavuz tarafından fethedildikten sonra 400 yıl Osmanlı himayesinde kalan Kudüs için Osmanlı padişahları tarafından pek çok hizmet edilmiştir. Bu hizmetlerin en yoğun yapıldığı dönem aşikâr olarak Yavuz Sultan Selim’e ait olduğu görülmektedir. Yavuz Sultan Selim fethi gerçekleştirdikten sonra gerçekleştireceği reformları içeren bir ferman yayınlamıştır. Ve bu Osmanlıca Ferman’a Linke tıklayarak Kudüs Fermanının Osmanlıca belgesine ve Osmanlıca çeviri sine ulaşabilirsiniz.

Osmanlıca Devletinin Kuruluşu Osmanlıca sitemiz de belge türlerine örnek verdiğimiz kadar. Osmanlıca belge eşliğinde akademik yazılara da yer vererek sizleri daha iyi bir şekilde aydınlatmayı amaçladık. Linke tıklayarak Osmanlı Devletinin kuruluşunu Osmanlıca belge ve Osmanlıca çeviri si eşliğinde inceleyebilirsiniz.

Osmanlıca sözlük kamus-i türki ve Osmanlıca çeviri yaparken başucumuz da olmazsa olmaz eserimiz “Kamus-î Türkî” ‘dir. Linke tıklayarak Kamus-î Türkî’nin ne olduğunu, içeriğinde neler yer aldığını ve Osmanlıca Çeviri esnasında bizlere ne gibi yardımının dokunduğunu öğrenebilirsiniz. “Kamûs-ı Türkî” nedir? ve ne amaçla yazılmıştır? “Kamûs-ı Türkî” II. Abdülhamit döneminde saraya alınarak bizzat padişah tarafından bilimsel çalışmaları desteklenen Şemsettin Sami tarafından yazılmıştır. Osmanlıca ( Osmanlı Türkçesi ) adına yazılan ilk Türkçe lügat olma özelliğine sahiptir. Latin harfleri henüz kullanılmadığı halde, tıpkı Avrupa usulüne uygun olarak, kelimeler alfabetik sıra halinde yazılmıştır. Daha ayrıntılı bilgi için lütfen linke tıklayarak Osmanlicacevi.net sitemize giriş yapabilirsiniz.

Harf Inkilabı Sebepleri Osmanlıca linke tıklayarak “Harf İnkılabı ve Sebepleri “ adlı yazımıza ulaşarak: neden ana yazı lisanımız Osmanlı Türkçesi iken, Latin alfabesine geçiş yapılmıştır öğrenebilirsiniz.Harf İnkılabına Zemin Hazırlayan Genel SebeplerOsmanlıca ile ilgilenen herkesin bilgi sahibi olması gereken bir konudur harf inkılâbı. Osmanlı devri ve Cumhuriyetin başında cereyan eden bir takım hâdiseler neticesinde harf inkılâbı vuku bulmuştur. Ayrıntılı bilgi için lütfen linke tıklayınız.

 Osmanlı Tuğrası Osmanlıca çeviri de bir belge türü veya yazı türü olmasa da, incelenmeye değer türlerden bir tanesi de Osmanlı Tuğrası’dır. Linke tıklayarak sitemizden Osmanlı Tuğrasının ne olduğuna, kısımlarına ve her birinin tek tek açıklamalarına ayrıntılı bir şekilde ulaşabilirsiniz. Osmanlı Tuğrası Padişahın ismi ve unvanın bulunduğu hükümdarlık alametlerinden bir tanesidir. Lügat karşılığı “imza” demektir. Osmanlı tuğraları ferman, berat, para ve nişanlarda padişahların hükümdarlık alameti olarak yer alırdı. Kısacası tuğra padişahın imzasının basılmış şekline denilmektedir. Farsçada “işaret” Arapçada “iz bırakma” manasına gelmektedir. Lütfen ayrıntılı bilgi için linke tıklayınız.

Neden Osmanlı Türkçesi Osmanlıca neden Osmanlıca adlı yazımızı linke tıklayarak ulaşabilir. Ve neden günümüzde Osmanlı Türkçesine bu kadar ilgi olduğuna, neden Osmanlıca Çeviri yapmaya ihtiyaç duyduğumuzu ayrıntılı bir şekilde öğrenebilirsiniz. “Neden Osmanlı Türkçesi” adlı yazımızda; Osmanlı Türkçesi (Osmanlıca) ise; Hem Arapça’dan hem Farsça’dan kelimeler alarak kendi özgünlüğünü kazanmış, milli kültürümüzün temelini oluşturan, yıllar boyunca kullanılmış bir Türkçe’dir. Bugün geçmişimiz ile geleceğimiz arasında sağlam bir köprü kurmak istiyorsak, bunun birinci ve en önemli basamağı Osmanlı Türkçesi’ni (Osmanlıca)  iyi bir şekilde öğrenmek ve döneminde yazılan hemen hemen her tür belgeyi iyi bir şekilde tahlil edebilmekten geçmektedir.Peşimiz sıra gelen nesil görüldüğü kadarıyla, dedesinden miras bir kitap olsun veya bir tapu senedi olsun ya da çeşme başında yazılan bir kitâbe olsun veyahut da yıllarca kapısından girdiği üniversitenin girişinde yazılan  o numune-i imtisâl yazılar olsun, bunları okuyamadığı gibi , gerek ne mana arz ettiğini gerekse milli şuurunu ve estetik zevkini hissetme imkânından bi haberdir. Hâl böyle olunca o âbidevi el yazma eserlerimiz en basitinden yabancı müze ve koleksiyoncuların en güzel köşesini süslemekte veya kapalı raflar üstünde çürümeye mahkûm edilmektedir. Yazımızın içeriği ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için lütfen linke tıklayarak sitemizi ziyaret ediniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir