Osmanlı Devletinin Kuruluşu (Osmanlıca)

   OSMANLI DEVLETİ’ NİN KURULUŞUNA GİDEN YOL ( OSMANLICA BELGE EŞLİĞİNDE)

         Cennetmekân Ertuğrul Gazi Hazretlerinin Asya’yı vustâdan hicretle Karahisar ve civarına suret-i teşriflerine dâir tarihlerin müttefekan i’ta etmekde oldukları ma’lumatda hülasası ber vech-i âti arz olunur. Merhum müşârun ileyh pederleri Süleyman Şah Ca’ber kalası kurbunda Fırat nehrinden geçerken mefrûkan vefat etmiş olması üzerine yine oğullarından ikisi maiyyeti halkıyla vatan-ı asıllarına avdet etmiş oldukları halde Ertuğrul Bey, biraderi Dündar Bey ile kendisine tabi olan dört-beş yüz kadar aile ile beraber Anadolu’da hükm-i ferman olan Selçukîlerin memâlikinde barınmak üzre Sivas taraflarına  geldiklerinde orada tesadüfen  Moğol askeriyle Selçukîler askeri beyninde bir muharebe vuku bulmakda olduğunu ve Asakir-i Selçukilerin de inhizama yüz tuttuğunu görünce hemân mağlubîlelerin imdadına yetişüb Selçukîlerin galibiyeti mucip olmuş bulunduğundan Selçuk Hükümdarı bulunan Sultan Alâeddin Gazi Ertuğrul Bey’e ikram ve iltifat idüb hil’at göndermiş ve Ertuğrul Gazi tâifesiyle beraber Ankara kurbunda vâki Karadağlar arasında ihtiyâr-ı mesken etmiştir. Bir müddet sonra Gâzi Ertuğrul Bey’e Ümerây-ı Selçukîye sırasına geçmek ve kendisiyle taifesine münasib bir mahal tahsis olunmak istid’asıyla oğlu Savcı Beyi bir takım hediyelerle Konya’ya göndermesi üzerine Burusa ve Kütahya arasında vâki Domaniç Dağları yaylak ve Söğüd ile Karacaşehir kışlak olmak üzere kendilerine tahsis olunmuştır. Bu vechle Ertuğrul Gazi, Söğüd ve Domaniç’de  birleşüb Avşar, Çavdar Aşiretlerinin şer ve muzıratlarını def’i etmişdir. Karahisar tekfurunun  bazı harekât-ı tecavüzyeye teşebbüs etmiş olması üzerine Ertuğrul Gazi bizzat  Konya’ya  gidüp Sultan Alâeddin’i bil-istihâb-ı avdetle Karahisar’ı muhasara ve fethetmiş, dahi ba’de o civarlarda bir çok fütühat icrasından sonra nihayet altı yüz seksen tarihinde doksan iki yaşında irtihal-i dâr-ı bekâ buyurmuştur. Rahmetüllahi aleyhe rahmeten vâsiate. Şu hülasa-i tarihiyeye nazaran Ertuğrul Gazi hazretlerinin dört yüz elli beş yüz kişiden ibaret olan maiyyeti  efradıyla Söğüd ve civarına yerleşdikleri vakit de askerini ikiye tefrik ile bir kısmını Konya ve havalisine iskân itdirmiş olduğuna diğer kısmını da Karakeçili nâmını virerek Söğüd kasabasında birleşdirmiş bulunduğuna dâir olan rivayat, rivayât-ı sahiha-i  tarihiyeye tevafuk etmediği anlaşılıyor. Maa heze Ertuğrul Gazi hazretlerinin maiyetinde bulunan beğlerden bazılarının müehharen Konya taraflarına gelerek ahali-i asliye ile bil- ihtilat birer aşiret teşkil etmiş olmaları da ihtimalden baid değildir.

 Tahkikat-ı âcizaneme göre elyevm Konya vilayetinde bulunan aşâirin en büyükleri Rişvan, Terkenli, Avşar, Albeğli, Cihanbeğli, Koçbeğli, Tekeli, Kız aşiretlerinden ibaret olup bunlardan başka bazı göçen aşiretler daha bulunduğu ma’ruzdur ferman. Ser Küttabi-i hazreti şehri yârileri kulları Mühür ( Süleyman Hasbî 1317) .

Söz konusu belgelerde (1-a be 1-b) özetle şunlar yazılırdır;

“ Ertuğrul Gazi’nin Orta Asya’dan hicret ederek Karahisar ve civarına gelmeleriyle ilgili tarihlerin ittifak ederek verdiği bilgilerin özeti aşağıdaki gibidir. Babası Süleyman Şah, Caber kalesi yakınında Fırat nehrinden geçerken vefat etmesi üzerine oğullarından ikisi kendilerine bağlı olan halkla beraber asıl vatanlarına geri dönmüşlerdir. Ertuğrul Bey, biraderi Dündar Bey ile birlikte kendisine bağlı olan dört-beş yüz kadar aile ile birlikte Anadolu’da hüküm süren Selçuklu Devletinde barınmak ve yurt tutmak üzere Sivas taraflarına geldiklerinde orada tesadüfen Moğol askerleriyle Selçuklu askerleri arasında savaş yapılmakta olduğunu ve Selçuklu askerlerinin bozulmaya yüz tuttuğunu görmüşler, Ertuğrul Gazi, Selçuklulara yardım etmiş ve bunun neticesinde Selçuklular savaşı kazanmışlar. Selçuklu Hükümdarı Sultan Alâeddin’de kendisine yardım eden Ertuğrul Bey’e iltifat ederek hi’lat (kaftan, süslü elbise)  göndermiş ve Ertuğrul Bey’de Ankara yakınlarındaki Karadağlar arasına yerleşmiştir. Bir müddet sonra Ertuğrul Gazi, halkına uygun bir yer tahsis etmek üzere oğlu Savcı Bey’i bir takım hediyelerle birlikte Konya’ya göndermiş ve kendilerine Bursa ve Kütahya arasındaki Domaniç Dağları yaylak, Söğüt ve Karacaşehir kışlak olarak verilmiştir. Ertuğrul Gazi, Söğüt ve Domaniç’te birleşerek Avşar ve Çavdar Aşiretlerinin zarar veren hareketlerini def etmiştir. Karahisar tekfurunun saldırması ve sınırı geçmesi üzerine Ertuğrul Gazi bizzat Konya’ya gitmiş, Sultan Alâeddin’de ona Karahisarı hediye-hibe olarak vermiş, Ertuğrul Gazi’de dönüşünde Karahisar’ı muhasara ve fethetmiş, sonra o civarda bir çok fetih hareketlerinde bulunduktan sonra altı yüz seksen tarihinde doksan iki yaşında vefat etmiştir. Şu tarih özetine bakarak Ertuğrul Gazi’nin dört yüz elli beş yüz kişiden ibaret olan halkı ile Söğüt ve civarına yerleştikleri zaman askerini ikiye ayırıp bir kısmını Konya ve havalisine yerleştirmiş olduğuna, diğer kısmını da Karakeçili adını vererek Söğüt kasabasında birleştiğine dair olan rivayetin doğru olmadığı anlaşılıyor. Bununla beraber Ertuğrul Gazi kendisine bağlı beylerden bazılarının sonradan Konya taraflarına gelerek asıl halk ile karışarak birer aşiret teşkil etmiş olmaları da uzak ihtimal değildir. Araştırmalara göre bugün Konya ilinde bulunan aşiretlerden en büyükleri olan Rişvan, Tekenli, Avşar, Albeğli, Cihanbeyli, Koçbeyli, Tekeli ve Kız Aşiretlerinden ibaret olup bunlardan başka bazı göçen aşiretler daha bulunduğu arz olunur. Padişahın kullarından Baş Kâtip Süleyman Hasbî”.

 

Osmanlı Devletinin Kuruluşu (Osmanlıca)” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir